Yozlaşma denilince aklımıza hep o aynı bildik örnekler gelir: görünce ‘O da nesi?’ dediğimiz tabelalar, yarı İngilizce yarı Türkçe konuşan insanlar, bir türlü Türk örf ve adetlerine yakıştıramadığımız durumlar… Pek çoğumuz da şikayetçiyizdir bu durumdan, ama nedense biz de elimize geçen o en ufak fırsatta yozlaşmaktan kendimizi alamayız.
Kendimden örnek vermem gerekirse şu an bunları yazarken bile yabancı dilde müzik dinliyorum. Bu yaptığım “benim yozlaşmış, kendi milli benliğini kaybetmiş bir birey olduğum”a dair bir kanıt sayılabilir mi? Evet, belki de bir yönden sayılabilir. Kendi kültürünü unutma çabalarındaymışım, başkalarına özenti olma yolundaymışım gibi görünebilir. Hayır, bunun belki de bir kanıt olmakla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Belki de bu özgür irademin sıradan bir göstergesidir.
Sonuç olarak, böylesine bir konuda hiç kimsenin bir değerine hükmetme gibi bir hakkı olduğuna inanmıyorum. Herkes reyinde hürdür. Ama eğer ileri dozlarda bu ‘kim olduğunu’ ve ‘nereden geldiğini’ unutmaya doğru bir yol almışsa belki de bir ‘DUR!’ ihtarı gerekli olabilir. Elbette uyarımızı yaparken de uygun tavır neyse onu sergilemeyi unutmamalıyız.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

cok guzel olmus
YanıtlaSilsaolasın =)
YanıtlaSil