17 Şubat 2009 Salı

Gül Bahçesi Olmayan Dünya

Geçenlerde okudum Joanne Greenberg 'den Sana Gül Bahçesi Vadetmedim'i. Nedense kendimi bildim bileli delilik, aklını kaybetmekle kaybetmemek arasındaki ince sınır ilgimi çekmiştir. Greenberg de tam da bu konu üzerine yazmış o enfes romanını.

Gerçi roman mı, değil mi hala muallaktayım, orası ayrı bir konu. İçkonuşmalarla bezenmiş, kahramanın o sivri zekasıyla gerçeği yadsıyan tavırlarını çok iyi bir şekilde gözler önüne seren bir kitaptı. Kahramanın içi ve dışı arasındaki çatışmalar ve hatta bazen içinde yanan yangının teninde küle dönüşümü...

Yanlış hatırlamıyorsam 101. sayfada doktor, kahramana 'Sana Gül Bahçesi Vadetmedim' diyordu. Evet, ona asla bir gül bahçesi vadetmemişti. Çünkü hayatta her şey hiçbir zaman güllük gülistanlık olamaz. Ama işte kahramanın da kabullenemediği buydu. Bu dünya saf değildi, bu dünya temiz değildi, insanların kalplerindeki niyet, beyinlerindeki fikir ak değildi. Ve belki de asla olmayacaktı.

Beni derinden etkileyen 'hastane' kitaplarından biri oldu. Başta kahramanın dünyasına akmakta bayağı zorlandıysam da o dünyaya daldığımda kendimle karşı karşıya geldim. Greenberg bir ayna oldu yüzüme. Yüzümün ardında gizlediğim ruhuma, ruhumun taa derinlerine....

Ben de kabullendim artık bu 'Gül Bahçesi Olmayan Dünya'yı, zor da olsa!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder